weak in Turks

Uitspraak
s. kuvvetsiz, zayıf, cansız, cılız, güçsüz, aciz, dayanıksız, halsiz, iradesiz, hafif, silik, sulu

Voorbeeldzinnen

He was quite weak in his childhood.
Çocukluğunda oldukça cılızdı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
He was weak from the loss of blood.
Kan kaybından zayıf düşmüştü.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
They were weak and broken in spirit.
Onlar zayıftı ve ruhen çökmüştü.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
She was still weak after her illness.
O hastalığından sonra hala güçsüzdü.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
People do not trust a weak government.
insanlar zayıf bir hükümete güvenmezler.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
They said he had a weak form of smallpox.
Onun çiçek hastalığının zayıf evresini geçirdiğini söylediler.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
They wanted to keep southern states weak.
Güney eyaletlerini zayıf tutmak istediler.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Calhoun was too weak to read his speech.
Calhoun konuşmasını okuyamayacak kadar çok cılızdı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Everyone has both strong and weak points.
Herkesin hem güçlü hemde zayıf noktaları vardır.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
My mother was very weak from a long illness.
Annem uzun bir hastalıktan dolayı çok zayıftı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!




© dictionarist.com