specialty in Turks

Uitspraak
i. özellik, özel şey, özgü şey, spesiyalite, özel ürün, özel anlaşma, mühürlü sözleşme

Voorbeeldzinnen

He likes the twentieth dynasty of the New Empire. That's his specialty.
Yeni İmparatorluğu'nun yirminci hanedanlığını seviyor. Bu onun uzmanlık alanıdır.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I met lots of people from all over the world, ate lots of sausages, sauerkraut, pretzels, and other German specialities...
Dünyanın her yerinden birçok insanla tanıştım ve bol miktarda sosis, sauerkraut, pretzel ve daha birçok Alman yiyeceği yedim…
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I do hope you don't mind but I had noticed you didn't have a fridge in your office and... this cappuccino-making machine is a little speciality.
Yanlış anlamayın ama ofisinizde buzdolabınızın olmadığını farketmiştim. Kahve makinesi de sürpriz hediye.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Classification is not my specialty.
Sınıflandırma benim uzmanlığım değil.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Desserts are my specialty.
Çöller benim uzmanlık alanımdır.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Let’s order the lobster! I’ve heard that’s the specialty dish here.
İstakoz sipariş edelim! Buranın özel yemeği olduğunu duydum.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
My specialty is particle physics.
Benim uzmanlığım parçacık fiziği.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
That's his specialty.
Bu, onun uzmanlık alanı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
That's my specialty.
Bu benim uzmanlığım.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
This is not my specialty.
Bu benim uzmanlık alanım değil.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!

Synoniemen

1. featured item: feature
2. field of study: field, concentration, forte, genius



dictionary extension
© dictionarist.com