punch in Turks

Uitspraak
f. yumruk atmak, yumruklamak, muşta ile vurmak, vurmak, sertçe basmak, zımbalamak, zımba ile delmek, delgeç ile delmek, biz ile delmek
i. şişman ve hantal bir kukla [tiy.]
i. kart basma makinesi, tıknaz tip, biz, delgeç, delgi, zımba, kuvvet, meyveli kokteyl (kâsede hazırlanır), muşta, punch, yumruk, güç, baskı kalıbı, kısa bacaklı yük beygiri, bodur

punch in Engels

n. strike from a fist; device used to create holes in a material; beverage made from several mixed liquids (often wine and juice); punch line
v. hit with a closed fist; perforate, make a hole
n. punch, knockout

Voorbeeldzinnen

I wish I hadn't punched Nicholas in the nose.
Keşke Nicholas'ın burnuna yumruk atmasaydım.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Do you want another glass of fruit punch?
Bir bardak daha meyve kokteyli ister misiniz?
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Nicholas blocked Mary's punch and kicked her again.
Nicholas Mary'nin yumruğunu bloke etti ve ona tekrar tekme attı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Nicholas blocked Mary's punch then slapped her with his right hand.
Nicholas Mary'nin yumruğunu bloke etti sonra sağ eliyle ona tokat attı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
The energy of the punch is transferred through the cerebrospinal fluid, compressing the brain against the skull.
Punçın enerjisi, beyni kafatasına sıkıştırrak, beyne ve omuriliğe ait bir akışkana transfer ediliyor,
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
- Joey! Let him pay for the drinks.
- l'd punch you right in the nose, if l wasn't afraid you'd break my jaw.
- Joey! Bırak içkileri ödesin.
- Çenemi kırmandan korkmasaydım, tam burnuna bir yumruk atardım.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
After that quarrel she pulled her punches.
O kavgadan sonra beni eleştirmekten vazgeçti.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Before that I had never fired a gun. I had never thrown a punch. It was during the transition I first heard the term SD-6.
Bundan önce hiç silah atmamıştım. Hiç yumruk atmamıştım. Bu, SD-6 terimini ilk duyduğum geçiş (dönemi) esnasında idi.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I punched him in the chin.
Onun çenesine yumruk attım.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Tom and John had an argument about Mary that ended in a punch-up.
Tom ve John'un Meryem'le ilgili tartışması yumruklaşmayla neticelendi.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!

Synoniemen

1. strike: hit, beat, box, sock, slug, knock, cuff
2. blow: jab, knock, cuff, sock, thrust, stroke, thump
3. perforate: pierce, puncture, penetrate, bore, hole, riddle



© dictionarist.com