position in Turks

Uitspraak
f. yerleştirmek, koymak, yerini belirlemek
i. konum, yer, durum, pozisyon, duruş, görev, mevki, statü, görüş, fikir, sav

Voorbeeldzinnen

Position of husband is like a split A.C. No matter how loud he is outside, but inside the house, he is designed to remain silent, cool and controlled by remote.
Hayatta kocaların durumu klimaya benzer. Dışarıda ne kadar sesli olurlarsa olsunlar evin için sessiz, sakindirler ve uzaktan kumanda ile kontrol edilirler.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I failed to get the position I wanted.
Ben istediğim pozisyonu alamadım.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Nicholas didn't make his position clear.
Nicholas durumunu netleştirmedi.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I understand your position perfectly.
Senin konumunu mükemmel şekilde anlıyorum.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Many people applied for the position.
Birçok kişi pozisyon için başvurdu.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
He lay down in a comfortable position.
Rahat bir pozisyonda uzandı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I am content with my current position.
ޞu anki pozisyonumdan memnunum.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I'm not in a position to discuss that.
Onu tartışacak durumda değilim.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I am not now in a position to help you.
Ben şimdi size yardım edecek konumda değilim.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I applied for a position in the office.
Ofiste bir pozisyon için başvurdum.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com