plain in Turks

Uitspraak
i. düzlük, ova
s. sade, süssüz, yalın, düz, desensiz, gösterişsiz, çirkin, açık, net, dürüst, su katılmamış, engebesiz
zf. sade bir biçimde, yalın bir dille

Voorbeeldzinnen

We are used to eating plain food.
Biz sade yemek yemeğe alışkınız.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
He made a speech in plain English.
Yalın bir ingilizce ile konuşma yaptı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Could you put it in plain language?
Onu sade bir dille söyleyebilir misin?
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I'm just a plain old office worker.
Ben sadece düz eski bir ofis çalışanıyım.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Could you say that in plain English?
Onu anlaşılır bir ingilizce ile söyler misin?
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
He gives plain simple explanations.
Sade basit açıklamalar yapar.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Will you explain it in plain English?
Onu anlaşılır bir ingilizce ile açıklar mısınız?
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
There were no fences on the great plains.
Büyük ovalarda hiç çit yoktu.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
It is plain that you have done this before.
Bunu daha önce yaptığın açık.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Calvin Coolidge was quiet and plain-looking.
Calvin Coolidge sessiz ve sade görünümlüydü.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!

Synoniemen

1. direct: downright, sheer, transparent
2. obvious: apparent, clear, distinct, evident, intelligible, lucid, manifest
3. honest: artless, blunt, candid, direct, frank, guileless, ingenuous
4. simple: frugal, discreet, homely, dry, homey, unadorned, unpretentious
5. unattractive: homely, unbeautiful, ugly
6. ordinary: common, commonplace
7. level: even, flat, plane, smooth
8. prairie: level, expanse, plateau, mesa



© dictionarist.com