intimate in Turks

Uitspraak
f. ima etmek, üstü kapalı söylemek, çıtlatmak, bildirmek, açıklamak
i. sırdaş, yakın arkadaş, samimi dost
s. samimi, yakın, içli dışlı, sıkı fıkı, gizli, özel, kişisel, tam, ilişkisi olan, homojen

Voorbeeldzinnen

He intimated that all is not well in his marriage.
O evliliğinde her şeyin iyi olmadığını ima etti.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
It's very difficult to judge relationships from the outside. You never know what happens in intimate moments with two people to know why they really support and love each other.
Eric Braeden
İlişkileri dışarıdan yargılamak zordur. Birbirlerini neden gerçekten desteklediğini ve sevdiklerini bilmek için iki insanın özel anlarında neler olup bittiğini asla bilemezsiniz.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Normally, it would take a few dates before being alone with her, or before taking her to a more intimate and smaller restaurant.
Normalde bir kızla yalnız başınıza buluşmaya çıkmadan veya onu daha özel ve daha küçük bir restorana götürmeden önce birkaç kez dışarı çıkmanız gerekir.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
She was just talking to relieve her nervousness. Nancy took her time about answering. She wasn’t used to having Paula talk to her in such an intimate tone.
Sadece gerginliğini yatıştırmak için konuşuyordu. Nancy cevap vermekte acele etmedi. Paula’nın, kendisiyle böyle samimi bir ses tonuyla konuşmasına alışkın değildi.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
It was all strictly business, but it seemed intimate and informal.
Bu mutlak suretle, tamamen işin bir parçasıydı, ancak biraz samimi ve gayri resmi görünürdü.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
But Paula had been smart. She had soon learned how impersonal Bill Hargrave could be, even at those intimate dinners.
Ama Paula akıllı hareket etmişti. Bill Hargrave’in o samimi akşam yemeklerinde bile ne kadar mesafeli olabildiğini hemen öğrenmişti.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
We're on quite intimate terms, unless you can prove otherwise.
Aksini kanıtlamadıkça, tamamen eşit şartlardayız.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
-They're so intimate.
-Anytime you say.
-Ç ok samimi olurlar.
-Ne zaman istersen.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Tom didn't want to be intimate with Mary before marriage.
Tom evlenmeden önce Mary ile samimi olmak istemiyordu.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Tom revealed the most intimate details of his relationship with Mary.
Tom, Mary ile olan ilişkisin en mahrem ayrıntılarını ortaya çıkardı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!



© dictionarist.com