exasperated in Turks

Uitspraak
[exasperate] f. kızdırmak, deli etmek, öfkeden çıldırtmak, şiddetlendirmek

Voorbeeldzinnen

Tom is getting exasperated.
Tom bıkkın oluyor.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
The nineties generation in tennis has been utterly useless so far, exasperated fans say.
Teniste doksanlı nesil şimdiye kadar son derece başarısız oldu, kızgın hayranlar söylüyor.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
To have more than one problem before him at one time makes him irritable, upset and exasperated.
Onun önünde aynı anda birden fazla soruna sahip olmak onu sinirlendirir,üzer ve çileden çıkarır.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!



dictionary extension
© dictionarist.com