esteem in Turks

Uitspraak
f. değer vermek, saygı duymak, takdir etmek, addetmek, kanısında olmak, inanmak
i. saygınlık, saygı, itibar, sanı, kanı, rağbet

Voorbeeldzinnen

They held her in high esteem as their benefactor.
Onlar hayırseverleri olarak onu yüksek itibara tuttu.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
- Gentlemen.. ...my esteemed colleague, Mr. Marino brought new evidence to my attention. Now history has certainly shown that even the most intuitive criminal investigator can be wrong.
- Baylar ... değerli meslektaşım, Bay Morino yeni bir kanıtı dikkatime sundu. Tarih sezgileri en güçlü ceza soruşturmacısının dahi yanlılabilecepini kesinkes göstermiştir.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Her school is held in the highest esteem in this town.
Onun okulu bu kasabanın en çok tutulan okuludur.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Newly married couples are held in the high esteem at this hotel.
Yeni evli çiftler bu otelde el üstünde tutulurlar.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
He's insecure and has really low self-esteem.
O güvensiz ve gerçekten düşük benlik saygısı var.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
His sense of humor was self-deprecating, a sign of his low self-esteem.
Espri anlayışı, düşük özsaygısının bir göstergesi olarak, kendini aşağılamak üzerine kuruluydu.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
She's insecure and has low self esteem.
O güvensiz ve düşük benlik saygısı var.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Don't worry so much! For quite an esteemed expert such as myself, it's peasy lemon squeezy!
Bu kadar endişelenme! Benim gibi çok saygın bir uzman için bu iş çocuk oyuncağı!
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
He esteems the professor highly.
O, profesöre oldukça değer veriyor.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Many people suffer from low self-esteem.
Birçok kişi kendine saygı azlığından muzdarip.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!




© dictionarist.com