dull in Turks

Uitspraak
f. kütleştirmek, köreltmek, donuklaştırmak, duygularını köreltmek, uyuşturmak, sersemletmek
s. fersiz, kalın kafalı, kör, mat, sersem, duygusuz, ruhsuz, tatsız, ağır, sıkıcı, donuk, renksiz, soluk

Voorbeeldzinnen

I can't write with this dull pencil.
Bu kör kalemle yazamıyorum.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
This knife is so dull that it can't cut.
Bu bıçak o kadar kör ki kesemez.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Frankly speaking his speeches are always dull.
Açıkçası onun konuşmaları her zaman sıkıcı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Nicholas tried to cut the delicious-looking meat with a dull knife.
Nicholas lezzetli görünümlü eti kör bir bıçakla kesmeye çalıştı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
It may seem dull but in another light, it will glow like a star. Look how it sparkles!
Sıkıcı gibi görünebilir ama başka bir ışıkta bir yıldız gibi parlar. Nasıl ışıldadığına bir bak!
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
It just fascinates me how much energy you spend on somebody so dull.
O kadar sıkıcı birine bu kadar enerji harcaman beni şaşkına çeviriyor.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
The best way to dull the pain of your best friend's murder is to have your mother abandon you as soon as possible It's like hitting your thumb with a hammer,
En iyi arkadaşının öldürülmesinin verdiği acıdan kurtulmanın en iyi yolu annenin seni en kısa zamanda rahat bırakması. Bu acı, başparmağına inen çekiç darbesi gibi.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Gregor then turned to look out the window at the dull weather.
Gregor, daha sonra donuk havada camdan dışarı bakmak için döndü.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
- What?
- This pencil's a little dull.
- Ne?
- Bu kalem biraz soluk yazıyor.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
The book was as dull as ditch water.
Kitap yavandı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com