droop in Turks

Uitspraak
f. sarkmak, eğilmek, hali kalmamak, kuvvetten düşmek, ümidini yitirmek, düşmek, solmak, sarkıtmak, eğmek
i. sarkma, eğilme, cesaretini kaybetme, ümidi kırılma

Voorbeeldzinnen

A lop-sided board drooped over the garden wall, announcing that it was “to let on very reasonable terms, well furnished.” It was much too closely and heavily shadowed by trees, and, in particular, there were six tall poplars before the front windows, which were excessively melancholy, and the site of which had been extremely ill chosen.
Bahçe duvarına yaslanmış orantısız bir tahtanın üstünde evin uygun koşullarla ve mobilyalı kiraya verileceği yazılıydı. Ev hemen yanındaki ağaçlar nedeniyle gölgede kalmıştı ve özellikle, ön pencerelerinin önünde oldukça hüzünlü bir hava yaratan, yer seçimi hatalı, altı uzun kavak ağacı vardı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!

Synoniemen

slouch: slump, sag, stoop, hunch, hang, fall heavily, go slack



© dictionarist.com