critical in Turks

Uitspraak
s. kritik, hassas, ciddi; eleştirici, titiz

Voorbeeldzinnen

The situation there was critical.
Oradaki durum kritikti.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Your mother is in critical condition.
Annen kritik durumda.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I can't understand why you are so critical of him.
Niçin onu bu kadar eleştirdiğini anlamıyorum.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I've been thinking that I may have been too critical.
Ben çok eleştirel olabileceğimi düşünmekteyim.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
We're at a critical stage. Can't afford any mistakes.
Kritik bir aşamadayız. Hata yapmamamız lazım.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
I have an adviser for these critical moments: my heart
Bunun gibi kritik anlar için benim bir danışmanım var: Kalbim.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
A writer is a spectator, looking at everything with a highly critical eye.
Bernard Malamud
Bir yazar, her şeye eleştirel gözle bakan bir izleyicidir.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
- Absurd, isn't it? All he ever does is smother critical journalism.
- And yet they hover around him like little flies on a giant turd.
- Saçma, değil mi? Tüm yaptığı çok daha sakin bir eleştiri yazarlığı.
- Yine de koca bir dışkının etrafındaki sinekler gibi çevresinde uçuyorlar.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
In all his writings, page 47 had critical information. I want to know why we don't have that page.
Onun tüm yazılarında, 47. sayfada kritik bir bilgi bulunur. Bizde neden bu sayfanın olmadığını öğrenmek istiyorum.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!
Much of the critical commentary following the release of the film focused on Monroe's overtly sexual performance, .
Filmin ardından gelen eleştirilerin çoğu, açıkça Monroe'nun seksuel performansı üzerine yoğunlaşmıştı.
Uitspraak Uitspraak Uitspraak Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com